caganikonunannesi
26 Şubat 2015 Perşembe
EMZİRMEK
Başarılı bir sezeryan operasyonuyla bebeğim artık kucağımdaydı.''Şimdi emzirmelisin'' diye kucağıma verdiklerinde ise hissettiğim tek şey ağrıydı.Ağrım vardı ve canım yanıyordu.(sadece ilk gün böyleydi)
Bebeğim hiç de hayal ettiğim gibi memeyi havada kapmamış,hemen emmeye başlamamıştı.Memeyi alması için uğraşırken kan,ter içinde kaldığımı dün gibi hatırlıyorum.Uzun uğraşlar sonucu nihayet emmeye başladığında nasıl da mutlu olduğumu,bütün ağrılarımı unutturan o mucizevi anıysa hiç unutmadım.Bebeğim emiyordu evet ama süt gelmiyordu.
Sezeryan doğumlarda ilk 3 gün sütün gecikebileceğini ama emzirmeye devam etmem gerektiğini biliyordum.Bir yandan emziriyor bir yandan sütün gelmediğini gördükçe üzülüyor ve kendimi bebeğime karşı suçlu hissediyordum.
En yakın arkadaşım elektrikli pompayla devamlı göğüslerimi sağıyordu.Fakat gelen sadece havaydı.Bir kaç saat belli aralıklarla bu şekilde devam ettik.Sonunda damla,damla gelen kolostrumu görünce hemen bebeğimi emzirdim.Böylece kolostrumu almış oldu.Bir kaç damlaydı sadece.
Emziriyordum emziriyordum ama süt yok.
Gece olunca bebeğim çok şiddetli bir şekilde ağlamaya,uyumamaya başladı.Bebek hemşiresi kilolu bir bebek olduğu ve sütüm henüz gelmediği için ağladığını söyledi.''Sütün gelene kadar mama vermeliyiz.'' Annem ''Biz biraz beklemek istiyoruz'' dedi.
Çağanın çığlığını koridordan duyanlar ne oluyor diye meraklı bakışlarla odaya göz atıyorlardı.
''Mama vermeyelim anne" dedim.Tekrar emzirmek için Çağanı kucağıma aldım ama emdikçe ve süt gelmedikçe çığlıkları artarak yükseliyor,bebeğim morarıyordu.
Hayatımda kendimi hiç o kadar çaresiz,o kadar yetersiz hissettiğimi hatırlamıyorum.Hamileyken o kadar kitap okumuştum,internetten araştırmalar yapmıştım,yeni annelerle konuşmuştum.Evet ama pratikte işlerin hiçte öyle yürümediğini fark etmem uzun sürmedi.Bir süre daha denedik,denedik ve denedik.
Artık sabaha karşı yorgunluktan kolumu bile kaldıramıyordum,annemse ayrı perişan.Çağan susmadan ağlamaya devam ediyordu.Bebeğimin bu kadar ağlamasına üzülüyor,dayanamıyordum.Sonuç olarak mama istedik.Kendimi yenilmiş hissettim fakat Çağan mamayı alır almaz uyuyakaldı.
Hamileyken sütümün az olması yada olmaması ihtimalini hiç düşünmemiştim bile.Hastaneye giderken yanıma mama bile almamıştım.Elimden geldiğince uzun süre emzirecektim ben bebeğimi.
Ertesi gün hastanede yine aynı şekilde devam ettik,birkaç damla zar zor geliyordu sütüm.Emziriyordum,pompayla çekiyordum,hemşireyle deniyorduk,annemle deniyorduk.Artık az da olsa geliyordu sütüm ama Çağan morarana kadar ağlamaya devam ediyordu.
Ziyarete gelen,akşama kadar kalan ama hiçbir faydalarını görmediğim bir ziyaretçi grubu;yeni doğan bebeğimi kucaklarına alıyor,gözünün içinde flaşlar patlatıyor,rujlu dudaklarıyla,sakallı bıyıklı yüzleriyle bebeğimi öpüyor,küçük çocuklarının kucağına bebeğimi vererek sosyal medyada fotoğraflarını yayınlıyor ve oda suit olmasına rağmen benim odamdan çıkmıyorlardı.Zaten suit oda isterken baştan olabilecekleri sezmiş,bu yüzden talep etmiştim ama hiçbir işe yaramadı o ayrı.
Annemde,bende,eşimde geriliyor ama yanlış anlarlar(!) diye bir şey diyemiyorduk.Şimdi ki aklım olsa söylerdim tabi ki.
''Bu bebek aç yoksa niye ağlasın ki'' ''Sütün mü az'' ''Neee mama mı verdiniz'' ''Vallahi bizim falancanın sütü böyle akıyordu,belli senin sütün yok'',ve hatta lohusa bir annenin duymak isteyeceği en son şey olan ''Acaba bir rahatsızlığımı var ondan mı ağlıyor'' cümleleri beni artık deli etmeye başlamıştı.Strese girdim.Bebeğimi kucağıma almak,emzirmek ve sadece uyumak istiyordum u-yu-mak.
Bu gitmeyen ziyaretçi topluluğu artık başka bir yazının konusu olsun başlığı da hazır ''10 madde de lohusaya zulüm'' :).
Konumuza dönecek olursak;O gecede Çağan morarana kadar ağladı.Sabaha karşı mama verdik.Uyudu.Ertesi gün hastaneden çıkıp eve geldiğimizde de durum çok değişmedi.
Hiçbir zaman kullanamadığım göğüs pedlerim ve en yakın dostum olan süt pompasıyla Çağanı sık sık emzirmeye ama doyuramamaya ve mama takviyesi yapmaya devam ettik.Derken annem evine dönmek durumunda kaldı.(Çağan 20 günlük olmuştu)
Sizin de tahmin ettiğiniz gibi sabahları eşim de işe gittiğinde ve ben Çağanla yalnız kaldığımda her şey daha başa çıkılamaz bir hal aldı.Sürekli emziriyordum ama asla sakinleştirip uyutamıyordum. Kasa kasa süt yapan malt içeceği,kokusuna tahammül edemediğim bitki çayları,süt yaptığı iddia edilen herşey,litre litre su içtim ama sağdığım zaman sütüm 30 cc yi hiçbir zaman geçmedi.Bu da Çağana yetmedi.
Doktora gittiğimde en az 3 saat kesintisiz uyu demişti.Annem gittikten sonra bölük pörçük,Çağanın uykuları arasında belki en fazla yarımşar saat uyumaya çalışıyordum.Geceleri de Çağanı yanıma alıyor istedikçe emziriyor gazını çıkarıp altını değiştiriyor uyutuyordum.Fakat yarım saat sonra tekrar memeyi aramaya başlıyor,sütüm bittiğinde kıyametleri koparıyordu.Bu defa kalkıp 30 cc mama yapıyordum.İlk zamanlar sadece günde 1 kere tercihen gece 30 cc mama veriyordum.
Sonuç olarak yeni doğan bir bebekle yalnızsanız o uyumadan uyuyamazsınız bu kadar net.Sütünüzün sağlıklı bir şekilde çoğalması için de beslenme kadar,kesintisiz ve sağlıklı bir uyku da şart diyor uzmanlar.
Hala ara ara rüyalarımda sütümün aktığını,Çağanı emzirdiğimi vs görüyorum.Çağan 5,5 aylıkken de zaten az olan sütüm,uykusuzluk,lohusa depresyonu ve buna bağlı olarak birkaç gereksiz şey yüzünden uzun süre ağladığım,üzüldüğüm için tamamen kesildi.
Mamayla beslemek bana hep daha zor geldi.Ağlayan bebeğin kucağındayken,mamanın sıcaklığını ayarlamak,gece kalkıp mama yapmak,biberonları sterilize etmek emzirmekten çok daha meşakkatli.
Bu yüzden ''aaa niye emzirmiyorsun ki'' diyen insanlara ''çünkü sütüm yok dediğimde'' ''e emzirmek daha zor tabi'' demelerine sinirleniyorum.İstedim çok istedim ama olmadı.
Lütfen artık emzir(e)mediğini gördüğünüz annelere,''niye emzirmiyorsun ki'',''mamalarda GDO varmış'' ''anne sütü çok önemli ben büyük oğlumu 3 yaşına kadar emzirdim'' gibi şeyler söylemeyiniz.Çünkü söyledikleriniz o anneye kendini kötü hissettirmekten başka işe yaramıyor emin olun.
Öyle yada böyle,Çağan Eren 15 aylık oldu.Çok şükür,çok sağlıklı bir gelişimi var.Fakat ben hala merak ediyorum.Uykusuzluktan mı,yoksa yapısal mı,neden ben bunu yaşadım.Eğer sebebini bilen,buna bir çözüm getirebilen,mamayı kesip sadece emzirerek yoluna devam edebilmiş anneler varsa çözüm yolunu da paylaşırlarsa çok sevinirim.
Sevgiler...
Etiketler:
anne,
bebek,
Emzirmek,
lohusa,
neden sütüm gelmedi
24 Şubat 2015 Salı
SADECE DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKMADI!
Üzerine titriyorsun evladının,canı azıcık yansa,senin için acıyor kıyamıyorsun.Sonra,(nitelendirecek sıfat bulamadığım)bir yaratık geliyor,koparıp alıyor onu senden.
Gözyaşlarıyla dinlerken o güzelim kızın babası Mehmet Arslanı,yutkunamıyorum,kanım çekiliyor.O baba ki dayanılmaz acısına rağmen insanlık dersi veriyor herkese.Dimdik duruyor.Kızının katili için bile idamı insanlık dışı buluyor;
Gözyaşlarıyla dinlerken o güzelim kızın babası Mehmet Arslanı,yutkunamıyorum,kanım çekiliyor.O baba ki dayanılmaz acısına rağmen insanlık dersi veriyor herkese.Dimdik duruyor.Kızının katili için bile idamı insanlık dışı buluyor;
Sevgi diyor,her şeyin başı sevgi...
Hepimizi yasa boğdu,dehşete düşürdü,insanlığımızı sorgulamamıza sebep oldu bu vahşet.
Bende içimdeki birikmişleri kusmak istedim.
''Nasıl bir toplum olduk biz böyle'' diyenler soruyorum size
Nasıl bir toplumduk ki biz?
Çalışan kadını ayıplayan,çocuğunu kreşe verdi diye kınayan,kadından kocasının hizmetçisi olmasını bekleyen,şiddet gören kadına ''aman kızım kocan bir tokat attı diye boşanılır mı,kır dizini otur evinde!'' diye akıl veren,''kızına kalk abine su ver'' diye seslenen,''asıl oğlumdan olursa torun olur,kızın ki sayılmaz'' diye burun kıvıran,boşanan kadını sorgusuz sualsiz suçlu ilan eden ama yüzüne gülüp arkasından konuşan,''Aslan oğlum,kaplan oğlum büyüde kurtar beni babanın zulmünden diye oğluna yalvaran annelerin olduğu'', ''Akşam ezanı okunmadan evde ol!'' diye kızını tembihlerken,''Erkek adamsın tabi al şu parayı git gez karıyla(!) kızla diye sözde oğlunu yüreklendiren''...
Ben de erkek annesiyim.Evet,oğlum henüz 15 aylık daha şimdiden kendi işini kendi görebilsin diye çabalıyorum.
Bizim evde ağalık,beylik sistemi yok.Çağan kız da olsaydı farklı davranmayacaktık.
Erkek yada kız önemli olan bir evlat yetiştirirken ahlaklı,dürüst ve en önemlisi başkalarının hayatına,bedenine saygı gösteren,cinsiyet ayırımı yapmayan,karşısındakini önce insan olarak görebilen,anlayışlı,empati yeteneği yüksek bireyler olmaları için çabalamak gerekli diye düşünüyorum.
Nasıl mı olacak tüm bunlar?
O muhterem baba Mehmet Arslan'ın da söylediği gibi SEVGİYLE...
Bu defa ateş düştüğü yeri yakmadı sadece;
Hepimizi kül etti...
Hepimizi kül etti...
23 Şubat 2015 Pazartesi
BİZİMKİSİ BİR EPİDURAL SEZERYAN HİKAYESİ
24 Kasım 2013 beklenen doğum tarihiydi esasen.Fakat ben,son kontrolümde 100 kiloydum,bebek ise 4 ün üzerinde.Doğum yöntemine karar vermek için gittiğimde ise;Ben 103 kilo,bebek ise tahminen 4,5 kilo olmuşuz.
İlk doğumum olduğundan ve kilolu birer anne,bebek olduğumuzdan normal doğum imkansızdı.
Doğumuma 10 gün kala çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın askere veda gecesi vardı.Eşimle biz taksimde el ele yürüyorduk.Normalde 38 numara olan ayaklarım artık 41 numaraydı ve yürüdükçe şişmeye devam ediyor,nihayet ayakkabıya sığmıyorlardı.Ayakkabıların üzerine basarak zar zor yürüdüm 2 adımlık yolu.Ama gittik eğlenceye en yakın dostlarımla pek de bir eğlendik :))
Derken doğum hazırlıklarıyla geçen günler.Doğum fotoğrafçımız en yakın iki dostumun,kardeşimin hediyesiydi ve bütün doğum hazırlıklarımı hastane süsünden tutunda,lohusa şerbetine,kurabiyesine,hediyeliklerine kadar zevkle,özenle,mutlulukla ve benim en çok seveceğim şekilde hazırlayanda yine onlardı.Canlarım benim...
Annem,eşim ve ben tam 9 da hastanedeydik.Süslü püslü odamda beni bekleyen canım dostlarım,kardeşlerim Gizem ve Merve,birde doğum fotoğrafçımız.
Anestezi uzmanı geldi epidural anestezi istiyordum.Bebeğim dünyaya gelir gelmez sesini ilk ben duymalı,ben dokunmalıydım çünkü.Ameliyathane önlüğümü giydim.Sedye geldi.Artık ameliyathaneye gitme vaktiydi.
Beklenen zaman gelmişti.Yazarken bile tekrar yaşıyorum sanki.
Kalbim hızlandı önce,hayatımda hiç bu kadar çok duyguyu aynı anda yaşamamıştım.Ellerim terliyordu.Biraz zor olsada,nihayet yattım sedyeye.
Korkuyordum,heyecanlıydım,arkamda tüm sevdiklerim.Eşim,annem ellerimi tutuyorlardı.Kardeşim,dostlarım gözleri dolu dolu,bana bakıyorlardı .
Eşimle, ben giderken o son bakışmamızı hiç unutamıyorum.''Sen de gel'' demek istiyordum.Anneme ''korkuyorum'' demek istiyordum.
Ameliyathaneye girdiğimizde oldukça neseli bir ekip bekliyordu beni.Sayelerinde gerginliğim azaldı.
Anestezi uzmanı 2 kere epidural yapmak durumunda kaldı.İlki başarısızdı.2.sinde biri beni öne doğru eğdi.
Hiç acı hissetmedim,korktuğum gibi değildi.
4,560 gram 52 cm bir erkek bebek annesi olmuştum ben.
Herkes beni bekliyordu yukarıda.Eşim gözleri dolu dolu yanıma geliyor,saçlarımı okşuyordu.
İlk doğumum olduğundan ve kilolu birer anne,bebek olduğumuzdan normal doğum imkansızdı.
''Bebek her an gelmek isteyebilir,sakın hoplayıp zıplama'' diyen doktoruma,kahkahalarla güldüm. Çünkü,uyurken sağdan sola dönmek bile benim için oldukça zorluydu artık.
''Bayramda uslu ol,bayramdan sonra bir tarih kararlaştırıp doğuma karar verelim'' diyordu doktorum Faruk Onur Başeğmez.
''10-11-12 Kasım hangi gün olsun istersen.''
''12 Kasım olsun'' dedim.2 gün daha fazla bebeğim benimle kalsın istedim.Ne kadar uzun süre kalabiliyorsa o kadar.
Bebeğimle birlikte olmak,onun hareketlerini hissetmek dünyanın en güzel duygusuydu.
Doğumuma 10 gün kala çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın askere veda gecesi vardı.Eşimle biz taksimde el ele yürüyorduk.Normalde 38 numara olan ayaklarım artık 41 numaraydı ve yürüdükçe şişmeye devam ediyor,nihayet ayakkabıya sığmıyorlardı.Ayakkabıların üzerine basarak zar zor yürüdüm 2 adımlık yolu.Ama gittik eğlenceye en yakın dostlarımla pek de bir eğlendik :))
Derken doğum hazırlıklarıyla geçen günler.Doğum fotoğrafçımız en yakın iki dostumun,kardeşimin hediyesiydi ve bütün doğum hazırlıklarımı hastane süsünden tutunda,lohusa şerbetine,kurabiyesine,hediyeliklerine kadar zevkle,özenle,mutlulukla ve benim en çok seveceğim şekilde hazırlayanda yine onlardı.Canlarım benim...
Annem,eşim ve ben tam 9 da hastanedeydik.Süslü püslü odamda beni bekleyen canım dostlarım,kardeşlerim Gizem ve Merve,birde doğum fotoğrafçımız.
Doğum öncesi fotoğraf çekimi için,arkadaşlarım beni hazırladılar.Kardeşim geldi yüzüm gülüyordu.Bebeğime kavuşmama çok az kalmıştı...
Anestezi uzmanı geldi epidural anestezi istiyordum.Bebeğim dünyaya gelir gelmez sesini ilk ben duymalı,ben dokunmalıydım çünkü.Ameliyathane önlüğümü giydim.Sedye geldi.Artık ameliyathaneye gitme vaktiydi.
Beklenen zaman gelmişti.Yazarken bile tekrar yaşıyorum sanki.
Kalbim hızlandı önce,hayatımda hiç bu kadar çok duyguyu aynı anda yaşamamıştım.Ellerim terliyordu.Biraz zor olsada,nihayet yattım sedyeye.
Korkuyordum,heyecanlıydım,arkamda tüm sevdiklerim.Eşim,annem ellerimi tutuyorlardı.Kardeşim,dostlarım gözleri dolu dolu,bana bakıyorlardı .
Eşimle, ben giderken o son bakışmamızı hiç unutamıyorum.''Sen de gel'' demek istiyordum.Anneme ''korkuyorum'' demek istiyordum.
Doğum fotoğrafçımızı hijyen nedeniyle ameliyathaneye almadılar.Tüm ısrarlarımız sonuçsuz kaldı.
Ameliyathaneye girdiğimizde oldukça neseli bir ekip bekliyordu beni.Sayelerinde gerginliğim azaldı.
Anestezi uzmanı 2 kere epidural yapmak durumunda kaldı.İlki başarısızdı.2.sinde biri beni öne doğru eğdi.
Hiç acı hissetmedim,korktuğum gibi değildi.
Belden aşağım tamamen uyuştu.Hiç rahatsızlık hissetmedim,oldukça rahattım.Herkes benimle sohbet ediyor, bebeğin ismini,anlamını soruyordu.
Doktorum Faruk Onur Başeğmez geldi.''hazırmısın çok az kaldı tanışmanıza'' dedi.Ameliyat süresince de her ne yapılıyorsa bana sürekli bilgi vermeyi sürdürdü.
Tam 10:40 da Çağan'ın sesiyle çınladı ameliyathane.
Hayatımda duyduğum en güzel ses.Yumuşacık yanağını,yanağıma değdirdiler. ''Hoşgeldin bebeğim diyebildim'' Giydirip yukarı çıkardılar.Sürekli sağlıklı mı diye sorup durdum,kaç kere olduğunu hatırlamıyorum bile :) Ameliyathane ekibi en çok kilosunu merak ediyordu.
Tam 10:40 da Çağan'ın sesiyle çınladı ameliyathane.
Hayatımda duyduğum en güzel ses.Yumuşacık yanağını,yanağıma değdirdiler. ''Hoşgeldin bebeğim diyebildim'' Giydirip yukarı çıkardılar.Sürekli sağlıklı mı diye sorup durdum,kaç kere olduğunu hatırlamıyorum bile :) Ameliyathane ekibi en çok kilosunu merak ediyordu.
4,560 gram 52 cm bir erkek bebek annesi olmuştum ben.
Ve sonrası mutluluk...
Herkes beni bekliyordu yukarıda.Eşim gözleri dolu dolu yanıma geliyor,saçlarımı okşuyordu.
Annem,babam,kardeşimle sarılıyorduk.
Dostlarım,can kardeşlerim ellerimden tutuyor,saçlarımı tarıyor,beni fotoğraflar için hazırlıyorlardı.
Dostlarım,can kardeşlerim ellerimden tutuyor,saçlarımı tarıyor,beni fotoğraflar için hazırlıyorlardı.
Ben anneydim artık ve herşey aslında yeni başlıyordu :))
Etiketler:
Epidural Sezeryan Doğum Hikayeleri
Yer:
Türkiye
Güzel bir hamilelik dönemi geçirdim ben
Eşimle bir bebek sahibi olmaya karar vermemizden sonra geçen süre sadece 1 yıldı.Doktorum bunun normal bir süreç olduğunu ilk 1 yıl beklememiz gerektiğini söylediği halde,ben 6 ay boyunca olmadığını düşünerek üzülmüştüm hep.
Her ay doktor kontrollerine eşimle birlikte güle oynaya gidiyor,her gidişimde heyecanlanıyordum.
Çok belliydi,dikkat etmeyi geçtim,uyurken yiyemiyorum diye üzülen bir hamileydim.:))
Bunun dışında her şey çok güzeldi.Bütün işlerimi yapıyor her yere gidiyor,gayet güzel hareket ediyor ve rahat rahat uyuyordum.
Fakat yine aynı kontrolde sende çok kilo aldın ama bebekte çok iri,erken doğum riskin var fazla hareket etmemeni ve asla İstanbul dışına çıkmamanı istiyorum dedi.
Artık hamileliğe odaklanmaktan vazgeçip arkadaşlarımla doğum günümü kutladığım ve çılgınca içip eğlendiğim bir akşamdan 2 hafta sonraysa yaptığım bütün testler hamile olduğumu söylüyordu.O kadar inanmıyordum ki kan testinin pozitif sonucunu bile 2 kere takrarladım.
Hamileydim.Dünyalar benim olmuştu ama hep bir şey olur mu korkusuyla geçirdim ilk 3 ayı sonraysa alıştım.Sanki bundan öncesi yoktu hep hamileydim ben :)
Her ay doktor kontrollerine eşimle birlikte güle oynaya gidiyor,her gidişimde heyecanlanıyordum.
Ne bulantı ne kusma sadece biraz yorgunluk ve bastıramadığım bir yeme isteğim vardı.Zaten hayatı boyunca 50-55 kg arası olmuş biri olarak evlendikten sonra eşimle güle eğlene kilo almış 76 kiloyla hamile kalmıştım:( Fakat durduramıyordum kendimi.Eşimle yemeğe gittiğimizde,bir yandan tabağımdakileri yerken bir yandan da yan masadakiler ne yiyor diye bakıyor gözümü menüden alamıyordum :))
Çok belliydi,dikkat etmeyi geçtim,uyurken yiyemiyorum diye üzülen bir hamileydim.:))
Bunun dışında her şey çok güzeldi.Bütün işlerimi yapıyor her yere gidiyor,gayet güzel hareket ediyor ve rahat rahat uyuyordum.
Taa kii 7. ayımı bitirene kadar...
7.ayın ortalarına doğru her sabah bacak kramplarıyla ağlayarak uyanıyordum.Hemen kalkıp bacağıma masaj yapan eşim sayesinde,normale dönen bacak kaslarımla yataktan yuvarlanmadan inmek için dua ediyordum.
8. ay doktor kontrolümde öğrendim ki bacak kramplarına en iyi gelen şey magnezyummuş.Maden suyu ve muz tüketmemi tavsiye ederek yanında bir magnezyum ilacı vermişti.Bu şekilde kramplarım azaldı.
Fakat yine aynı kontrolde sende çok kilo aldın ama bebekte çok iri,erken doğum riskin var fazla hareket etmemeni ve asla İstanbul dışına çıkmamanı istiyorum dedi.
Normal doğumda ısrarcı olduğum için bebeğin iri olduğuna inanmıyor sezaryanı hemen hemen bütün doktorlar desteklediğinden bebeğin kilosunu olduğundan iri söylediğine inanıyordum.
Derken başka bir dokto
rdan randevu alarak muayene için gittiğimde o da bebeğin 4 kgdan fazla olduğunu söyledi.
rdan randevu alarak muayene için gittiğimde o da bebeğin 4 kgdan fazla olduğunu söyledi.
Ve ben o zaman tam 100 kiloydum... :((
Ama şükürler olsun ki sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirdim.Kilolu bir hamile olduğum için olması muhtemel (yüksek gebelik şekeri,yüksek tansiyona bağlı gebelik zehirlenmesi v.s) hiçbir sağlık sorunu yaşamadım.
Tabi bir daha hamile kalacak olursam özellikle hamile kalacağım kiloya dikkat edeceğimi düşünmüyor değilim :)
Ama şükürler olsun ki sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirdim.Kilolu bir hamile olduğum için olması muhtemel (yüksek gebelik şekeri,yüksek tansiyona bağlı gebelik zehirlenmesi v.s) hiçbir sağlık sorunu yaşamadım.
Tabi bir daha hamile kalacak olursam özellikle hamile kalacağım kiloya dikkat edeceğimi düşünmüyor değilim :)
Yer:
Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
