caganikonunannesi

caganikonunannesi
lohusa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lohusa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2015 Pazartesi

LOHUSALIK HASSAS DÖNEM

Ne oluyor bana böyle yaa? dedirten bir dönem lohusalık. Çıldırmış hormonlar ve lohusa sendromunun el ele tutuştuğu,uykusuz gecelerde bebek bakımının üstüme geldiği,aynaya bakmaya vakit bulduğum da ''keşke bakmasaydım'' dedirten görüntüm.
Eşime ve anneme,avazım çıktığı kadar bağırdığım,her gördüğüm anneye ''Merhabaaa,ne zaman geçecek bu süreç,yani ne zaman uyuyabileceğim ben?'' diye sorduğum.Aynı gecelik ve kafamda ki garip topuzla günler geçirdiğim.Banyo yapma girişimlerimin,kriz şeklinde ağlayan kolik Çağan'ın sesini duyup,kafam yarı şampuanlı banyodan çıkarak son bulduğu.Uyuduğum kısacık uykudan,çat kapı gelen ziyaretçilerle,uyandırıldığım.Her şeye histerik bir şekilde ağladığım bir dönem.
Bir de üzerine sendromunu da sonuna kadar yaşadığım ve hala izlerini taşıdığım,ne zaman bitecek?dediğim,bitmeyecek mi? diye korktuğum.Hayatımın belki de en zor günleri.

Kimsenin üzerine saldırmadan,evimden kovmadan ve delirmeden,bu süreci anlattığım için hala şükrediyorum. :)) Zira bu süreçte en zor olan ,bazı insanlar konuşurken sakinliğini koruyabilmektir.

İşte bir lohusayı çıldırtan cümleler:

  • Bu bebek zayıf,sütün yaramıyor galiba!  (Sütün yaramaması diye bir kavram,tıp literatüründe yok!)
  • Senin sütün az,benim ki böyle gürül gürül akıyordu. (Niagara Şelalesi misin mübarek?)
  • Ben büyük oğlumu,askere gidene kadar emzirdim.Bak şimdi,hiç hasta olmuyor.
  • Bir an evvel kilo ver! Senin bir de kocan var.
  • Hayatın hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak,biliyorsun değil mi?
  • Bebeği göstererek: Vallahi bunlar,en iyi,en rahat günlerin. (İnsanın boğası gelir!,iyi gün mü görmedik?)
  • Emzik ver,rahat edersin.Almıyorsa şekere batır,bala batır.Bak! nasıl alıyor o zaman.
  • Sakın bebekle yalnız kalma.Gece uyurken,baş ucuna sarımsak koy,yastığın altına makas koy,kafana huni tak,bebeği kıbleye karşı yatır.... gibi hurafelerle lohusayı darlamayın.
  • Sen nasıl çatladın böyle yaa?, kıyaaamaam!
  • Dün gece bir eğlendik,bir eğlendik.Keşke sende olsaydın.
  • Bizim bilmem kim o kadar iyi bir anne ki.......... şeklinde başlayan cümleler kurmayın!
  • Sen hala evden çıkmadın mı?Vallahi ben 2 günlük lohusaydım,bebeğimi kanguruya koydum.NASA yla Ay'a bile gittim. 
  • Geceleri uyuyor mu? (En fazla 2 saat arayla beslenen,yeni doğan bebek.Nasıl bütün bir gece uyusun?)
  • Ayakların küçülür dimi?
  • Niye bu kadar ağlıyor?Bir hastalığı olmasın sakın?
  • Amaan her şey hazır şimdi,bebek bakmaya ne var? (Bunu genelde,yaşlı teyzeler,ananeler,babaanneler söyler.)
  • 2.yi yap hemen,ikisi birlikte büyürler,zaten yaşın da var.Yap! aradan çıksın.(Bunu söyleyene,elindeki süt pompasını fırlatasın geliyor.)
  • Asla! lohusanın evine çat kapı gitmeyin.Telefon edip kapıdayız demek nedir yaa? 
  • Lohusanın annesini gösterek,Valla bu kadın günlerdir perişan oldu burada. Demeyin yani demeyin,tutun çenenizi!
  • Kucağa alıştı,bittin sen!
Bu liste böyle uzaaaar gider.

Kısaca bunaltmayın lohusayı,daraltmayın!.Zaten,zor olan bu süreci daha da zorlaştırmayın.

Bir lohusa,en çok sessizlik ister.Kendine yardım edebilecek insanları,etrafında görmek ister.
Güzel sözler duymak ister.Gülmek,iyi bir anne olduğunu bilmek ister.
Uyumak.Rahat rahat banyo yapabilmek,yemek yiyebilmek ister.
Birazda olsa eşiyle,baş başa olabilmek ister.Pozitif şeyler duymayı bekler.

Benden size tavsiye;Eğer bebek bakamıyor,lohusa psikolojisinden anlamıyorsanız.Kuru kalabalıksanız,gitmeyin arkadaş!Yok ben,ille de gidiyim derseniz. ''Geçmiş olsun'' dileyin.Kalkın evinize gidin,derim.

Lohusalık,zor bir dönem.Evet!.Sendromu da çok beter bir şey.Ama elbette geçiyor,bitiyor,ama sizi de bitiriyor.O yüzden lohusanın etrafındakilere çok iş düşüyor.

Sevgiler...

26 Şubat 2015 Perşembe

EMZİRMEK




Başarılı bir sezeryan operasyonuyla bebeğim artık kucağımdaydı.''Şimdi emzirmelisin'' diye kucağıma verdiklerinde ise hissettiğim tek şey ağrıydı.Ağrım vardı ve canım yanıyordu.(sadece ilk gün böyleydi)

Bebeğim hiç de hayal ettiğim gibi memeyi havada kapmamış,hemen emmeye başlamamıştı.Memeyi alması için uğraşırken kan,ter içinde kaldığımı dün gibi hatırlıyorum.Uzun uğraşlar sonucu nihayet emmeye başladığında nasıl da mutlu olduğumu,bütün ağrılarımı unutturan o mucizevi anıysa hiç unutmadım.Bebeğim emiyordu evet ama süt gelmiyordu.

Sezeryan doğumlarda ilk 3 gün sütün gecikebileceğini ama emzirmeye devam etmem gerektiğini biliyordum.Bir yandan emziriyor bir yandan sütün gelmediğini gördükçe üzülüyor ve kendimi bebeğime karşı suçlu hissediyordum.

En yakın arkadaşım elektrikli pompayla devamlı göğüslerimi sağıyordu.Fakat gelen sadece havaydı.Bir kaç saat belli aralıklarla bu şekilde devam ettik.Sonunda damla,damla gelen kolostrumu görünce hemen bebeğimi emzirdim.Böylece kolostrumu almış oldu.Bir kaç damlaydı sadece.

Emziriyordum emziriyordum ama süt yok.

Gece olunca bebeğim çok şiddetli bir şekilde ağlamaya,uyumamaya başladı.Bebek hemşiresi kilolu bir bebek olduğu ve sütüm henüz gelmediği için ağladığını söyledi.''Sütün gelene kadar mama vermeliyiz.'' Annem ''Biz biraz beklemek istiyoruz'' dedi.

Çağanın çığlığını koridordan duyanlar ne oluyor diye meraklı bakışlarla odaya göz atıyorlardı.

''Mama vermeyelim anne" dedim.Tekrar emzirmek için Çağanı kucağıma aldım ama emdikçe ve süt gelmedikçe çığlıkları artarak yükseliyor,bebeğim morarıyordu.

Hayatımda kendimi hiç o kadar çaresiz,o kadar yetersiz hissettiğimi hatırlamıyorum.Hamileyken o kadar kitap okumuştum,internetten araştırmalar yapmıştım,yeni annelerle konuşmuştum.Evet ama pratikte işlerin hiçte öyle yürümediğini fark etmem uzun sürmedi.Bir süre daha denedik,denedik ve denedik.

Artık sabaha karşı yorgunluktan kolumu bile kaldıramıyordum,annemse ayrı perişan.Çağan susmadan ağlamaya devam ediyordu.Bebeğimin bu kadar ağlamasına üzülüyor,dayanamıyordum.Sonuç olarak mama istedik.Kendimi yenilmiş hissettim fakat Çağan mamayı alır almaz uyuyakaldı.

Hamileyken sütümün az olması yada olmaması ihtimalini hiç düşünmemiştim bile.Hastaneye giderken yanıma mama bile almamıştım.Elimden geldiğince uzun süre emzirecektim ben bebeğimi.

Ertesi gün hastanede yine aynı şekilde devam ettik,birkaç damla zar zor geliyordu sütüm.Emziriyordum,pompayla çekiyordum,hemşireyle deniyorduk,annemle deniyorduk.Artık az da olsa geliyordu sütüm ama Çağan morarana kadar ağlamaya devam ediyordu.

Ziyarete gelen,akşama kadar kalan ama hiçbir faydalarını görmediğim bir ziyaretçi grubu;yeni doğan bebeğimi kucaklarına alıyor,gözünün içinde flaşlar patlatıyor,rujlu dudaklarıyla,sakallı bıyıklı yüzleriyle bebeğimi öpüyor,küçük çocuklarının kucağına bebeğimi vererek sosyal medyada fotoğraflarını yayınlıyor ve oda suit olmasına rağmen benim odamdan çıkmıyorlardı.Zaten suit oda isterken baştan olabilecekleri sezmiş,bu yüzden talep etmiştim ama hiçbir işe yaramadı o ayrı.

Annemde,bende,eşimde geriliyor ama yanlış anlarlar(!) diye bir şey diyemiyorduk.Şimdi ki aklım olsa söylerdim tabi ki.
''Bu bebek aç yoksa niye ağlasın ki'' ''Sütün mü az'' ''Neee mama mı verdiniz'' ''Vallahi bizim falancanın sütü böyle akıyordu,belli senin sütün yok'',ve hatta lohusa bir annenin duymak isteyeceği en son şey olan ''Acaba bir rahatsızlığımı var ondan mı ağlıyor'' cümleleri beni artık deli etmeye başlamıştı.Strese girdim.Bebeğimi kucağıma almak,emzirmek ve sadece uyumak istiyordum u-yu-mak.

Bu gitmeyen ziyaretçi topluluğu artık başka bir yazının konusu olsun başlığı da hazır ''10 madde de lohusaya zulüm'' :).

Konumuza dönecek olursak;O gecede Çağan morarana kadar ağladı.Sabaha karşı mama verdik.Uyudu.Ertesi gün hastaneden çıkıp eve geldiğimizde de durum çok değişmedi.

Hiçbir zaman kullanamadığım göğüs pedlerim ve en yakın dostum olan süt pompasıyla Çağanı sık sık emzirmeye ama doyuramamaya ve mama takviyesi yapmaya devam ettik.Derken annem evine dönmek durumunda kaldı.(Çağan 20 günlük olmuştu)

Sizin de tahmin ettiğiniz gibi sabahları eşim de işe gittiğinde ve ben Çağanla yalnız kaldığımda her şey daha başa çıkılamaz bir hal aldı.Sürekli emziriyordum ama asla sakinleştirip uyutamıyordum. Kasa kasa süt yapan malt içeceği,kokusuna tahammül edemediğim bitki çayları,süt yaptığı iddia edilen herşey,litre litre su içtim ama sağdığım zaman sütüm 30 cc yi hiçbir zaman geçmedi.Bu da Çağana yetmedi.

Doktora gittiğimde en az 3 saat kesintisiz uyu demişti.Annem gittikten sonra bölük pörçük,Çağanın uykuları arasında belki en fazla yarımşar saat uyumaya çalışıyordum.Geceleri de Çağanı yanıma alıyor istedikçe emziriyor gazını çıkarıp altını değiştiriyor uyutuyordum.Fakat yarım saat sonra tekrar memeyi aramaya başlıyor,sütüm bittiğinde kıyametleri koparıyordu.Bu defa kalkıp 30 cc mama yapıyordum.İlk zamanlar sadece günde 1 kere tercihen gece 30 cc mama veriyordum.

Sonuç olarak yeni doğan bir bebekle yalnızsanız o uyumadan uyuyamazsınız bu kadar net.Sütünüzün sağlıklı bir şekilde çoğalması için de beslenme kadar,kesintisiz ve sağlıklı bir uyku da şart diyor uzmanlar.

Hala ara ara rüyalarımda sütümün aktığını,Çağanı emzirdiğimi vs görüyorum.Çağan 5,5 aylıkken de zaten az olan sütüm,uykusuzluk,lohusa depresyonu ve buna bağlı olarak birkaç gereksiz şey yüzünden uzun süre ağladığım,üzüldüğüm için tamamen kesildi.

Mamayla beslemek bana hep daha zor geldi.Ağlayan bebeğin kucağındayken,mamanın sıcaklığını ayarlamak,gece kalkıp mama yapmak,biberonları sterilize etmek emzirmekten çok daha meşakkatli.

Bu yüzden ''aaa niye emzirmiyorsun ki'' diyen insanlara ''çünkü sütüm yok dediğimde'' ''e emzirmek daha zor tabi'' demelerine sinirleniyorum.İstedim çok istedim ama olmadı.


Lütfen artık emzir(e)mediğini gördüğünüz annelere,''niye emzirmiyorsun ki'',''mamalarda GDO varmış'' ''anne sütü çok önemli ben büyük oğlumu 3 yaşına kadar emzirdim'' gibi şeyler söylemeyiniz.Çünkü söyledikleriniz o anneye kendini kötü hissettirmekten başka işe yaramıyor emin olun.

Öyle yada böyle,Çağan Eren 15 aylık oldu.Çok şükür,çok sağlıklı bir gelişimi var.Fakat ben hala merak ediyorum.Uykusuzluktan mı,yoksa yapısal mı,neden ben bunu yaşadım.Eğer sebebini bilen,buna bir çözüm getirebilen,mamayı kesip sadece emzirerek yoluna devam edebilmiş anneler varsa çözüm yolunu da paylaşırlarsa çok sevinirim.

Sevgiler...