Eşime ve anneme,avazım çıktığı kadar bağırdığım,her gördüğüm anneye ''Merhabaaa,ne zaman geçecek bu süreç,yani ne zaman uyuyabileceğim ben?'' diye sorduğum.Aynı gecelik ve kafamda ki garip topuzla günler geçirdiğim.Banyo yapma girişimlerimin,kriz şeklinde ağlayan kolik Çağan'ın sesini duyup,kafam yarı şampuanlı banyodan çıkarak son bulduğu.Uyuduğum kısacık uykudan,çat kapı gelen ziyaretçilerle,uyandırıldığım.Her şeye histerik bir şekilde ağladığım bir dönem.
Bir de üzerine sendromunu da sonuna kadar yaşadığım ve hala izlerini taşıdığım,ne zaman bitecek?dediğim,bitmeyecek mi? diye korktuğum.Hayatımın belki de en zor günleri.
Kimsenin üzerine saldırmadan,evimden kovmadan ve delirmeden,bu süreci anlattığım için hala şükrediyorum. :)) Zira bu süreçte en zor olan ,bazı insanlar konuşurken sakinliğini koruyabilmektir.
İşte bir lohusayı çıldırtan cümleler:
- Bu bebek zayıf,sütün yaramıyor galiba! (Sütün yaramaması diye bir kavram,tıp literatüründe yok!)
- Senin sütün az,benim ki böyle gürül gürül akıyordu. (Niagara Şelalesi misin mübarek?)
- Ben büyük oğlumu,askere gidene kadar emzirdim.Bak şimdi,hiç hasta olmuyor.
- Bir an evvel kilo ver! Senin bir de kocan var.
- Hayatın hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak,biliyorsun değil mi?
- Bebeği göstererek: Vallahi bunlar,en iyi,en rahat günlerin. (İnsanın boğası gelir!,iyi gün mü görmedik?)
- Emzik ver,rahat edersin.Almıyorsa şekere batır,bala batır.Bak! nasıl alıyor o zaman.
- Sakın bebekle yalnız kalma.Gece uyurken,baş ucuna sarımsak koy,yastığın altına makas koy,kafana huni tak,bebeği kıbleye karşı yatır.... gibi hurafelerle lohusayı darlamayın.
- Sen nasıl çatladın böyle yaa?, kıyaaamaam!
- Dün gece bir eğlendik,bir eğlendik.Keşke sende olsaydın.
- Bizim bilmem kim o kadar iyi bir anne ki.......... şeklinde başlayan cümleler kurmayın!
- Sen hala evden çıkmadın mı?Vallahi ben 2 günlük lohusaydım,bebeğimi kanguruya koydum.NASA yla Ay'a bile gittim.
- Geceleri uyuyor mu? (En fazla 2 saat arayla beslenen,yeni doğan bebek.Nasıl bütün bir gece uyusun?)
- Ayakların küçülür dimi?
- Niye bu kadar ağlıyor?Bir hastalığı olmasın sakın?
- Amaan her şey hazır şimdi,bebek bakmaya ne var? (Bunu genelde,yaşlı teyzeler,ananeler,babaanneler söyler.)
- 2.yi yap hemen,ikisi birlikte büyürler,zaten yaşın da var.Yap! aradan çıksın.(Bunu söyleyene,elindeki süt pompasını fırlatasın geliyor.)
- Asla! lohusanın evine çat kapı gitmeyin.Telefon edip kapıdayız demek nedir yaa?
- Lohusanın annesini gösterek,Valla bu kadın günlerdir perişan oldu burada. Demeyin yani demeyin,tutun çenenizi!
- Kucağa alıştı,bittin sen!
Bu liste böyle uzaaaar gider.
Kısaca bunaltmayın lohusayı,daraltmayın!.Zaten,zor olan bu süreci daha da zorlaştırmayın.
Kısaca bunaltmayın lohusayı,daraltmayın!.Zaten,zor olan bu süreci daha da zorlaştırmayın.
Bir lohusa,en çok sessizlik ister.Kendine yardım edebilecek insanları,etrafında görmek ister.
Güzel sözler duymak ister.Gülmek,iyi bir anne olduğunu bilmek ister.
Uyumak.Rahat rahat banyo yapabilmek,yemek yiyebilmek ister.
Birazda olsa eşiyle,baş başa olabilmek ister.Pozitif şeyler duymayı bekler.
Güzel sözler duymak ister.Gülmek,iyi bir anne olduğunu bilmek ister.
Uyumak.Rahat rahat banyo yapabilmek,yemek yiyebilmek ister.
Birazda olsa eşiyle,baş başa olabilmek ister.Pozitif şeyler duymayı bekler.
Benden size tavsiye;Eğer bebek bakamıyor,lohusa psikolojisinden anlamıyorsanız.Kuru kalabalıksanız,gitmeyin arkadaş!Yok ben,ille de gidiyim derseniz. ''Geçmiş olsun'' dileyin.Kalkın evinize gidin,derim.
Lohusalık,zor bir dönem.Evet!.Sendromu da çok beter bir şey.Ama elbette geçiyor,bitiyor,ama sizi de bitiriyor.O yüzden lohusanın etrafındakilere çok iş düşüyor.
Sevgiler...
Sevgiler...