caganikonunannesi

caganikonunannesi

11 Mart 2015 Çarşamba

KOLİK DE NEYMİŞ???


Karnı tok altı temiz e gazını da çıkardık.Neden uyumuyor neden susmuyor acaba bir yeri mi ağrıyor?kalın mı giydirdik sıcaklıyor mu?,ince mi giydirdik üşüyor mu? gibi gibi kafamda deli sorular...


Akşam saatleri olunca,önce tiz bir çığlıkla başlar bazen 3 bazen 4 saat hiç susmadan ağlardı Çağan.Sanırsın ki çocuğu biri çimdikliyor,öylesine canı acımış bir şekilde.Susturmak için her şeyi sırasıyla dener ama en az 3 saat dolmadan hiçbir şekilde susturamazdık.

Çağana kolik teşhisi konulana dek koliğin ne demek olduğuyla ilgili en ufak bir fikrimiz yoktu bizim.Aslında bir çok doktorunda pek bir fikri yok :)

Bu konuyla ilgili birbirinden farklı uzman görüşleri mevcut.Bir görüşe göre;Sindirim sistemi henüz tam anlamıyla gelişmemiş olan bebeğin hazım sıkıntısına bağlı gaz problemi çekiyor oluşu.
Bebek en fazla 4 aylık olduktan sonra kendiliğinden geçmesi bekleniyor.Beklemek dışında bir çözüm getiremiyorlar.Ha pardon! Bir de önerdikleri gaz damlaları var ki,Çağanı kabız yaptığından ağlama krizlerini ayyuka çıkarmıştır!


Diğer bir görüş ise;(Harvey Karp) Bebeklerde dünyaya geliş travması,anne karnına duyulan özlem ve dünyaya adaptasyon süreci.

Özellikle planlı olan sezeryan doğumlarda,biz saat kaçta ameliyathanede olacağımızı biliyoruz fakat bundan bebeğin haberi var mı? doğal olarak yok tabii :) 
Dolayısıyla sıcacık anne karnında gayet rahat ve güvendeyken,aniden ona doğru uzanan iki el tarafından yukarıya kaldırılarak ''Aramıza hoşgeldin'' denmesi bebek için bir travma sebebi.Bundan sonrasıysa dünyaya adaptasyon süreci.

Yani bebekle empati kurduğumuzda,anne karnı güvenli ve rahat,emmek,kaka yapmak ve gaz çıkarmak gibi sıkıntılar yok.Yoğun ışıkların olduğu gürültülü ve kalabalık bir ortam da değil.Aksine sakin,güvenli ve huzurlu bir yer.Dolayısıyla bu ortamdan koparılarak bambaşka bir yerde,bambaşka şartlara gözlerini açan bebek bundan rahatsızlık duyacak ve ağlayacaktır.Bu da gayet normaldir.

Çağanın kolik dönemi 3,5 ay kadar sürdü.Çağandan vakit buldukça sürekli araştırdım okudum.Denediğim bir çok yöntemin yanında sadece bazıları işe yaradı.Neler mi onlar?

  • Önce bir sling aldım.Çağanı gün içinde ağlamaya yatkın olduğu zamanlar ring slinge koydum.Bebeği sıkı sıkı sardığı için anne karnı hissiyatı veriyor.Çağan sakinleşiyor bazende uyuyordu.
  • Kolik ağlaması başladığında beyaz sesler (saç kurutma makinesi,aspiratör vs) dinlettik.Özellikle saç kurutma makinesinin sesi acayip işe yaradı.Biz dinlerken delirmenin eşiğinden dönüyorduk o ayrı mevzu.Bebeğin kulağına zarar gelmiyor mu? sorusunun cevabı ise bebekler ilk 3 ay etkin duymazlar ve anne karnında tıpkı bu sese benzeyen gürültüler mevcuttur.İç organlarımızın,kalp ritmimizin sesi gibi.
  • Kolik bebekler için müzik cd leri var.Biz buzuki Orhan almıştık.Hala arada bir gördüğümde tüylerim diken diken oluyo :).Yani yapmaya çalıştığımız şey bebeğe anne karnında duyduğu sese benzer sesler dinletip rahatlamasına yardımcı olmak.
  • ŞŞŞŞŞŞŞŞ sesi çıkarmak.(yine bir Harvey Karp önerisi) 
  • Aşağı-yukarı,sağa-sola ve her türlü özellikle de battaniye,hamak,çingene salıncağında sallamak.Yani sallanma hissi tıpkı anne karnında olduğu gibi çok hızlı olmamak şartıyla yavaş ve ritmik bir şekilde.
  • Uyutmadan önce yarım kundak yapmak.Hazır satılan yarım kundaklar var özellikle Tracy Hogg'un en çok önerdiği metot yine anne karnı hissiyatı.Özellikle ilk aylar yoğun olan moro (sıçrama) refleksi nedeniyle uyanmadan rahat uyumasını sağlıyor.Ben çok uzun süre kullanamadım ama ilk ay faydasını gördüm diyebilirim.
  • Eğer bu kolik krizi çok uzun sürmüşse ve sinirlerim harapsa öncelik eşim olmak üzere etrafımda kim varsa Çağanı bir süreliğine ona verdim buna komşumu arayıp çağırmak dahil.
  • Emzik vermek,almıyorsa parmağını emmesine izin vermek.(Çağan emziğe alışmadı hala uykuya geçerken parmak emiyor.Parmak emmesi ayrı bir yazı konusu)
  • Bebek masajı yapmak.
  • Karnına ılık havlu koymak
  • Bacaklarını hafifçe dizden kırarak,yavaş yavaş ileri geri hareket ettirmek.
  • Ve Harvey Karp'ın kitabında önerdiği açılı sallama.Bunun için Harvey Karp Mahallenin en mutlu bebeği kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Çağan'ın kolik krizi başladığında bende de ayrı bir kriz başlardı tabi.Susturamadığım için yetersizlik duygusu,çok ağladığı için ya bir şey olursa korkusu? ve tabi kiii Acaba aç mı? sorusu.

2 Mart 2015 Pazartesi

LOHUSALIK HASSAS DÖNEM

Ne oluyor bana böyle yaa? dedirten bir dönem lohusalık. Çıldırmış hormonlar ve lohusa sendromunun el ele tutuştuğu,uykusuz gecelerde bebek bakımının üstüme geldiği,aynaya bakmaya vakit bulduğum da ''keşke bakmasaydım'' dedirten görüntüm.
Eşime ve anneme,avazım çıktığı kadar bağırdığım,her gördüğüm anneye ''Merhabaaa,ne zaman geçecek bu süreç,yani ne zaman uyuyabileceğim ben?'' diye sorduğum.Aynı gecelik ve kafamda ki garip topuzla günler geçirdiğim.Banyo yapma girişimlerimin,kriz şeklinde ağlayan kolik Çağan'ın sesini duyup,kafam yarı şampuanlı banyodan çıkarak son bulduğu.Uyuduğum kısacık uykudan,çat kapı gelen ziyaretçilerle,uyandırıldığım.Her şeye histerik bir şekilde ağladığım bir dönem.
Bir de üzerine sendromunu da sonuna kadar yaşadığım ve hala izlerini taşıdığım,ne zaman bitecek?dediğim,bitmeyecek mi? diye korktuğum.Hayatımın belki de en zor günleri.

Kimsenin üzerine saldırmadan,evimden kovmadan ve delirmeden,bu süreci anlattığım için hala şükrediyorum. :)) Zira bu süreçte en zor olan ,bazı insanlar konuşurken sakinliğini koruyabilmektir.

İşte bir lohusayı çıldırtan cümleler:

  • Bu bebek zayıf,sütün yaramıyor galiba!  (Sütün yaramaması diye bir kavram,tıp literatüründe yok!)
  • Senin sütün az,benim ki böyle gürül gürül akıyordu. (Niagara Şelalesi misin mübarek?)
  • Ben büyük oğlumu,askere gidene kadar emzirdim.Bak şimdi,hiç hasta olmuyor.
  • Bir an evvel kilo ver! Senin bir de kocan var.
  • Hayatın hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak,biliyorsun değil mi?
  • Bebeği göstererek: Vallahi bunlar,en iyi,en rahat günlerin. (İnsanın boğası gelir!,iyi gün mü görmedik?)
  • Emzik ver,rahat edersin.Almıyorsa şekere batır,bala batır.Bak! nasıl alıyor o zaman.
  • Sakın bebekle yalnız kalma.Gece uyurken,baş ucuna sarımsak koy,yastığın altına makas koy,kafana huni tak,bebeği kıbleye karşı yatır.... gibi hurafelerle lohusayı darlamayın.
  • Sen nasıl çatladın böyle yaa?, kıyaaamaam!
  • Dün gece bir eğlendik,bir eğlendik.Keşke sende olsaydın.
  • Bizim bilmem kim o kadar iyi bir anne ki.......... şeklinde başlayan cümleler kurmayın!
  • Sen hala evden çıkmadın mı?Vallahi ben 2 günlük lohusaydım,bebeğimi kanguruya koydum.NASA yla Ay'a bile gittim. 
  • Geceleri uyuyor mu? (En fazla 2 saat arayla beslenen,yeni doğan bebek.Nasıl bütün bir gece uyusun?)
  • Ayakların küçülür dimi?
  • Niye bu kadar ağlıyor?Bir hastalığı olmasın sakın?
  • Amaan her şey hazır şimdi,bebek bakmaya ne var? (Bunu genelde,yaşlı teyzeler,ananeler,babaanneler söyler.)
  • 2.yi yap hemen,ikisi birlikte büyürler,zaten yaşın da var.Yap! aradan çıksın.(Bunu söyleyene,elindeki süt pompasını fırlatasın geliyor.)
  • Asla! lohusanın evine çat kapı gitmeyin.Telefon edip kapıdayız demek nedir yaa? 
  • Lohusanın annesini gösterek,Valla bu kadın günlerdir perişan oldu burada. Demeyin yani demeyin,tutun çenenizi!
  • Kucağa alıştı,bittin sen!
Bu liste böyle uzaaaar gider.

Kısaca bunaltmayın lohusayı,daraltmayın!.Zaten,zor olan bu süreci daha da zorlaştırmayın.

Bir lohusa,en çok sessizlik ister.Kendine yardım edebilecek insanları,etrafında görmek ister.
Güzel sözler duymak ister.Gülmek,iyi bir anne olduğunu bilmek ister.
Uyumak.Rahat rahat banyo yapabilmek,yemek yiyebilmek ister.
Birazda olsa eşiyle,baş başa olabilmek ister.Pozitif şeyler duymayı bekler.

Benden size tavsiye;Eğer bebek bakamıyor,lohusa psikolojisinden anlamıyorsanız.Kuru kalabalıksanız,gitmeyin arkadaş!Yok ben,ille de gidiyim derseniz. ''Geçmiş olsun'' dileyin.Kalkın evinize gidin,derim.

Lohusalık,zor bir dönem.Evet!.Sendromu da çok beter bir şey.Ama elbette geçiyor,bitiyor,ama sizi de bitiriyor.O yüzden lohusanın etrafındakilere çok iş düşüyor.

Sevgiler...